21 Şubat 2011 Pazartesi

Günün Duasi




20 Şubat 2011 Pazar

18 Şubat 2011 Cuma

Anne Karninda agiz, dünyada Namaz...




cok hos, cok güzel bir yaklasimla namaz konusu anlatilmis.
bende bu siteden alinti yaparak bu siteyi ziyaret edip daha fazla seyler okumanizi tavsiye ederim.
tevafukya iste, nerden buldum, nasil ulastim gencmümine.blogcu sitesine bende bilmiyorum. ama namaz hakkinda okuyup cok begendigim konulari burda sizlerle ara ara paylasmak istiyorum.


ve iste burdan itibaren arkadasin blogundan:

Namazın bu kadar mühim, bu kadar lüzumlu olduğuna inanmayanlar bir gün utanacaklar, hemde çok utanacaklar.

İsterseniz bunu bir misalle anlatayım.

Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir. Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını, göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.

Şimdi bu çocuk:

- Ya Rabbi! dese, şu hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağıza, şu göze, şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne lüzum vardı. Hiçbir işe yaramamaktadırlar?

Herhalde ALLAH’dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak:

- Acele etme kulum, aklın almadığı şeyede burnunu sokma. Sen kısa bir müddet sonra öyle bir aleme gideceksin ki burada ‘her şeyim’ dediğin hortum, orada hiçbir şeye yaramıyacak, kesilip atılacak. Lüzumsuz sandığın ağız, göz, kulak gibi şeylerde en lüzumlu cihaz durumuna geçecek.

O çocuk bu gerçeklere inanmasa ve bir inkarcı olarak dünyaya gelse hakikaten hortumun işe yaramadığını, ebenin onu kesip kaldırıp attığını; lüzumsuz sandığı ağız, göz gibi cihazların devreye girdiğini, onlarsız olunmayacağını görse utanır mı, utanmaz mı? İnanmadığı için dizlerini dövermi, dövmez mi?

Şuanda bizde, tıpkı o çocuk gibi bir ananın karnındayız. 9 ay, 9sene veya 90 sene sonra bir başka dünyaya doğacağız. O dünyanın adı ahiret. Biz şuanda dünya anamıza maddi hortumlarla, midemiz ile bağlı durumdayız.

Eğer biz:

- İşte geçinip gidiyoruz. Ya Rabbi! Şu Namaza, oruca, hacca, zekata, dine, imana, İslam’a ne lüzum vardı? Dediğimiz takdirde.

Rabbımızdan şöyle bir cevap alacağımız muhakkak!

- Ey kullarım! Kısa bir müddet sonra bu dünyadan çıkacaksınız. Öyle bir aleme götürüleceksinizki orada ‘herşeyim’ dediğiniz bu maddi hortumların hiçbiri işe yaramıyacak. Lüzumsuz sandığınız namaz gibi, zekat gibi, hac gibi ibadetler de en lüzumlu şeyler durumuna geçecek. Orada insanlara arabasına, parasına, servetine ve suretine göre değil; kalbine ameline ve ibadetine, namazına göre değer verilecek.

Yani namazınız, zekatınız, orucunuz, haccınız, hayır hasenatınız, ahirette sizin için herşey olacak. El olacak, ayak olacak, dil olacak, dudak olacak, villa olacak, havuz olacak, senet olacak, berat olacak, uçak olacak, sonu olmayan zenginlik ve saadet olacak kısaca Cennet olacak.

Eğer biz bilgiçlik eder, fen ve teknik asrında olduğumuzla şımarır, Rabbımızın hikmet lisanıyla buyurduğu bu gerçekleri kabul etmez, ibadetsiz bir tenbel veya bir inkarcı olarak ahirete gider, gerçekleri görürsek utanmazmayız? Hakikaten herşeyim dediğimiz hortumlarımızın, yani arabamızın, apartmanımızın, paramızın, pulumuzun hiçbir işe yaramadığını müşahade ederek, ibadetlerin herşey olduğunu anlasak o anne karnında ağzı lüzumsuz gören çocuk gibi mahçup olmazmıyız? Dizlerimizi dövmezmiyiz? Keşke inansaydık, keşke namazımızı kılsaydık, orucumuzu tutsaydık, zekatımızı tam verseydik, ALLAH için yaşasaydık, eşsiz insan şanlı Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’ın yolunda yürüseydik demezmiyiz?

Pişman olacağın, dizlerini döveceğin o gün gelmeden aklını başına al...

(Niçin NAMAZ, Vehbi Karakaş, S70-72)

Cumaniz mübarek olsun

27 Ekim 2010 Çarşamba

diger blogumdada yayinladim fakat bu bloguma konu itibariyla uydugu icin burdada paylasmak istedim.

cok sevdigim bir arkadasimdan uzun zaman önce gelen bir maili paylasmak istiyorum.

iste o mail:


Şeytandan Mektup!


Seni dün günlük islerini yaparken gördüm.


Namaz kilmadan, dua etmeden bir günü daha geçirdin.


Hatta yemek yerken ve yatarken bile dua etmek için vakit ayirmadin.


Çok nankörsün! Seninle gurur duyuyorum.


Benimle oldugun için çok mutlu oldugumu söyleyemem.


Hatirliyormusun? Senelerdir beraberiz ama seni hala sevmiyorum.


Dogruyu söylemek gerekirse:

Senden Allah'tan nefret ettigim için nefret ediyorum.

Allah beni cennetten attigi için bende seni kullaniyorum.

Seni de Allah'in bana yaptiklarini ödetene kadar kullanacagim,

ondan sonra sende defolup gidebilirsin.


Biliyormusun aptal.

Allah seni seviyor, ama sen hayatin boyunca benim yanimdaydin.

Bunun içinde seni ödüllendirecegim. Hayatinin berbat olmasini

saglayacagim.


Biz ikimiz beraber kaldikça bu Allah'i çok üzecek.


Zaman senin hayatini kimin yönlendirdigini O'na gösterecek.

Ve bu senin sayende olacak.

Geçirdigimiz güzel günleri hatirla,

insanlari nasil hor görüyorduk, onlara küfür ediyorduk,

çilgin partilere gidiyorduk, hirsizlik yapiyorduk,

nasil iki yüzlü davraniyorduk, sigara kullaniyorduk,

cami'ye gitmiyorduk, dedikodu yapiyorduk,

sevdiğimiz insana bakarak bile olsa zina yapıyorduk,

Allahın haram dediklerini yapıp hiçbir rahatsızlık duymuyorduk,

namazları tüm işlerden sonraya bırakıyorduk,

internetin başında tv karşısında boşa vakit harcıyorduk,

seninle bir ayet hakkında değil de sevdiğimiz kız/erkek hakkında konuşuyorduk

kafamızı onlara yoruyorduk, her zaman kendi benliğimizi ön plana çıkarıyorduk,

Allah düşmanlarına değilde müslümanlara kin duyuyorduk

nefret kusuyor haklarında ileri geri konuşuyorduk,

gün içinde Allaha yarım saat bile ayırmıyorduk,

kalbimize Allahtan başkasını yerleştiriyorduk.....

Bunlarin hepsini kaybetmek istemezsin degil mi?

Hadi gel aptal! Sonsuza dek beraber yanalim!

Senin için çok seyler düsünüyorum.

Bu mektupu sana ne kadar deger verdigimi söylemek ve hayatinin

büyük bir parçasini kullanmama izin verdigine tesekkür etmek için

yaziyorum. Aptal, bazen sana çok gülüyorum.

Öyle salakliklar yapiyorsunki,

benim bile migdemi bulandiriyorsun.

Sen böyle devam et.

Yeni nesile yalanciligi, aldatmayi, kumari ve cami yerine

diskolara gitmeyi ögret.

Sen bunlari onlarin yaninda yap ki onlarda seni örnek alsinlar.

Zaman sonra onlarda aynisini yapacaklardir.

Çocuklar böyle iste.

Neyse, simdi gitmeliyim ama birkaç saniye sonra tekrar seni

görmeye gelecegim. Azicik aklin olsaydi tövbe etmek için biryerlere

giderdin ve yasayacak oldugun bir kaç seneyi de Allah'la beraber

geçirirdin. Bir kimseyi uyarmak karakterimde yoktur aslinda,

ama seni taniyorum. Sen zaten benim yanimdan ayrilmazsin.

Senin yasinda olan bir insanin hala günah islemeye devam etmesi

saçeditik olsada. Sakin beni yalnis anlama, senden hala nefret

ediyorum, ve bu böyle devam edecek. Beni gerçekten seviyorsan

tabiki bu yaziyi kimseyle paylasmazdin.

Ölüm bizi bulusturana kadar.....

SEYTAN

29 Eylül 2010 Çarşamba

Kitap tavsiyesi

bugün burda iki kitap tavsiye etmek istiyorum.
herkesin kolaylikla anlayabilecegi sekilde yazilmis, kisa ve öz anlatimi olan kitaplar bunlar.
Bu kitaplari bulursaniz biryerlerde, hic kacirmayin, hemen alin ve okuyun derim.


Said Alpsoydan iki sahane eser.
iste kitaplar:



bence evde bulunmasi gereken kitaplardan bunlar.

eger bu kitaplari okumus olanlar varsa onlardanda yorum gelirse cok memnun olurum.

23 Eylül 2010 Perşembe

kur´an-i kerimden sureler


selamün aleyküm buraya yolu düsenlere...



bugün youtube´dan video paylasmak istiyorum burda, bi dinlemenizi tavsiye ederim. o kadar güzel okuyorki adini malesef bilmedigim kisi. Heldede o besmelei serifi okuyusu cok sahane...

iste birinci video:
ihlas, felek ve nas sureleri


bu ikinci videodada malesef okuyanin ismi belirtilmemis ama nekadar güzel bir iman sahibiki kur´ani okurken aglayabiliyor...
Hasr suresi

ücüncü videodada amenerresulu okunuyor, manasi alt yazi olarak gecerken okumanizi tavsiye ederim...